Yurttaşlar özel hastanelere karşı korunmasız halde

41

ANIL KARACA

  • Vakıf ve üniversite hastaneleri, Sağlık Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlar ile özel sağlık kuruluşlarınca vatandaşlara sunulan finansmanı sağlanacak olan sağlık hizmetlerinin kapsamını, teşhis ve tedavi yöntemlerini kim belirliyor?
  • Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) , Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile ne yapmak istemektedir?
  • Hastalardan neden ilave ücret alınmaktadır? Kanser hastalarında ilave ücret alınıyor mu? Hangi sağlık hizmetlerinde ilave ücret alınmamaktadır?
  • Sağlık Uygulama Tebliğinde neler değişti?
  • Öncelikle işletmeye dönüştürülmüş kamu sağlık kurumlarının (Sağlık Bakanlığı ve üniversite hastanelerinin) genel bütçe desteği olmaksızın sadece ürettiği hizmeti satıp elde ettiği gelir ile ayakta durmaya çalışması uygun mudur?
  • Kamuda sorunlar özel sektör mantığı ile çözülebilir mi?

Bu soruların cevabını “finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin bedellerini ve kapsamını belirleyen, sağlık işletmelerinde nasıl hekimlik (!) yapılacağına ve sağlık hizmetinin nasıl sunulacağına ilişkin yönlendirmeleri yapan Sağlık Uygulama Tebliği” içerisinde bulmak mümkündür diyen Dr. Güray Kılıç ve Dr. Ergün Demir sorularımızı cevaplayarak gündemi değerlendirdiler.

Vakıf ve üniversite hastaneleri, Sağlık Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlar ile özel sağlık kuruluşlarınca vatandaşlara sunulan finansmanı sağlanacak olan sağlık hizmetlerinin kapsamını, teşhis ve tedavi yöntemlerini kim belirliyor?

Vakıf ve üniversite hastaneleri, Sağlık Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlar ile özel sağlık kuruluşlarınca üretilen sağlık hizmetlerinin tek kamu ‘alıcısı’ Sosyal Güvenlik Kurumudur. Kurum, finansmanı sağlanacak olan sağlık hizmetlerinin kapsamını, bedellerini ve hangi usul ve esaslarla ödeme yapacağını yayımladığı Sağlık Uygulama Tebliği aracılığı ile belirlemektedir.

5510 sayılı Kanun’un 63.maddesi ‘f ‘bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türleri, miktarları ve kullanım süreleri (teminat paketi),ödeme usul ve esasları, Sağlık Bakanlığı’nın görüşü alınarak SGK Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirlenmektedir. Bu Komisyon;

1- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,

2- Maliye Bakanlığı,

3- Sağlık Bakanlığı,

4- Kalkınma Bakanlığı,

5- Hazine Müsteşarlığı,

6- Üniversite Sağlık Hizmet sunucuları,

7- Özel Sağlık Hizmet sunucuları örgütü temsilcilerinden 1’er ve

8- Sosyal Güvenlik Kurumundan 2 olmak üzere toplam 9 üyeden oluşmaktadır.

Komisyon, Genel Sağlık Sigortalı yurttaşların ‘müstahak’ oldukları sağlık hizmetlerinin kapsamını ve bu sağlık hizmetlerinin bedelini belirlemektedir. Komisyonun bu iki unsuru belirlerken esas olarak SGK bütçesini dikkate aldığı anlaşılmaktadır.

Kurum’un olanakları çerçevesinde belirlenmesi nedeniyle çoğunlukla bu bedel gerçek değeri yansıtmamaktadır. Aradaki farkın (piyasanın koşullarında geçerli olan) karşılanması için de vatandaşlardan ayrıca özel sağlık kuruluşlarında ve kamu üniversite hastanelerinde ilave ücret alınmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) , Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile ne yapmak istemektedir?

Finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin bedellerini ve kapsamını,

Teşhis ve tedavi yöntemlerini,

Sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini belirlemektedir.

Bu şekilde sağlık işletmelerinde aslında nasıl hekimlik (!) yapılacağına ve sağlık hizmetinin nasıl sunulacağına ilişkin yönlendirmeleri de yapmaktadırlar. Bu şekilde ‘Sağlık Piyasası’na müdahale etmeyi amaçlamaktadır.

Hastalardan neden ilave ücret alınmaktadır? Hangi sağlık hizmetlerinde ilave ücret alınmamaktadır?

Kurumla sözleşmeli; kamu üniversite hastaneleri, vakıf üniversiteleri ile özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca; kurumca belirlenen oranı geçmemek kaydıyla kişilerden yasa gereği SUT 1.9.1 hükmünce ilave ücret alınabilir.

»Kurumla sözleşmeli vakıf üniversitesi ile özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca SUT’taki bedelin %200’ü,

»Üniversite hastanelerinde öğretim üyeleri tarafından mesai saati sonrası bizzat verilen kurumca belirlenmiş sağlık hizmetleri bedelinin bir defada asgari ücretin iki katını geçmemek üzere, poliklinik muayenelerinde iki katı, diğer hizmetlerde en fazla bir katı,

»Otelcilik hizmetlerinde çift yataklı odalarda standart yatak tarifesinin 1,5 katı, tek yataklı odalarda ise 3 katı,

»İstisnai sağlık hizmetleri için işlem bedellerinin 3 katı ilave ücreti, vatandaşlar cebinden ödemektedir.

Uygulamada SGK’nin SUT ile yaptığı ödemeler bu kurum ve kuruluşlarda maliyet finansmanının önemli bir kısmını sağlamaktadır. Ayrıca vatandaştan doğrudan alınan ilave ücret ise vakıf üniversitelerinin ve özel hastane işletmelerinin geleceğini belirlemektedir. Bu ücretin miktarını ise özel sağlık sektöründe yasa ile konulmuş olan sınırlar aşılarak her kurum kendisi belirlemektedir. Bu konuda yapılan denetimler ve verilen cezalar oldukça yetersiz kalmakta ve sonuç olarak vatandaş bu kuruluşlar karşısında savunmasız bırakılmaktadır. Sağlık Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklikler kamuoyu gündemine artık “kanser hastalarından ilave ücret alınmayacağı” müjdesi ile girdi. Oysa zaten yasal olarak kemoterapi ve radyoterapiden ilave ücret alınmamaktaydı. Değişen sadece kanser cerrahisi işlemlerinden ilave ücretin kalkmış olmasıydı.

Kanser hastalarında ilave ücret alınıyor mu?

Sağlık Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklikler kamuoyu gündemine artık “kanser hastalarından ilave ücret alınmayacağı” müjdesi ile girdi. Oysa zaten yasal olarak kemoterapi ve radyoterapiden ilave ücret alınmamaktaydı. Değişen sadece kanser cerrahisi işlemlerinden ilave ücretin kalkmış olmasıydı.

Kanser cerrahisinden ilave ücret alınmaması ve SGK’nın ödeyeceği SUT bedelinin %225 artırılması olumlu bir gelişmedir.Pratik yaşanmışlıklardan bilinmektedir ki riskli ve komplike operasyon gereken hastalar (kanser, kardiovasküler, omurga yaralısı vb.) ekip veya özel hastane aramaktadırlar. Bu kuruluşlarda legal ilave ücretin çok ötesinde talep edilen miktarları denkleştirmek için evini, arabasını satan hastaları görmek pek zor olmasa gerektir.

Hangi sağlık hizmetlerinde ilave ücret alınmamaktadır?

  • Acil servislerde verilen “Yeşil alan muayenesi ” sağlık hizmetleri hariç, acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri.
  • Yoğun bakım hizmetleri,
  • Yanık tedavisi hizmetleri,
  • Kanser tedavisi (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri),
  • Yeni doğana verilen sağlık hizmetleri,
  • Organ, doku ve kök hücre nakillerine ilişkin sağlık hizmetleri,
  • Doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetleri,
  • Hemodiyaliz tedavileri,
  • Kardiyovasküler cerrahi işlemleri, (İstisnai sağlık hizmetlerinde belirtilen işlemler ve üniversite öğretim üyesi tarafından verilen hizmetler hariç)
  • İşitsel implant işlemlerinden ilave ücret alınmamaktadır.
  • SUT eki EK-2/G Listesinde yer alan işlemler ile bu işlemlere ilişkin sunulan sağlık hizmetlerinden ilave ücret alınması yasaktır.

(EK- 2/G ilave ücret alınmayacak işlemler listesinde 394 kanser cerrahisi tedavisi işlemi bulunmaktadır.)

Sağlık sektörünün başlıca sorunu finansal olup, SUT fiyatlarının güncellenmemesidir. Yıllardır SUT’taki hizmet bedellerinde önemli değişiklik gerçekleşmemiştir. Bu durum genel bütçeden yeterince desteklenmeyen başta üniversiteler olmak üzere kamu sağlık hizmet sunucularını zora sokmuş, birçok kurum borç batağına sürüklenmiştir. SUT fiyatlarının artırılması sağlık işletmelerinin finansal sorunlarını bir nebzede olsa rahatlatacaktır. Ancak, vatandaş vakıf üniversitesi ile özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca SUT’taki bedelin %200’nü ödeyeceği için fiyat artışları da en çok vatandaşın cebini vuracaktır.

Yeni Sağlık Uygulama Tebliğinde neler değişti?

05.07.2018 Tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan yeni bir Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile özellikle kanserin cerrahi tedavisinde hastalardan ilave ücret alınması yasaklanmıştır. Birçok sağlık hizmetinin işlem bedeli değiştirilerek güncellenmiştir.

Başta Kanser Cerrahisi (%225), Baş Boyun Cerrahisi (%175-%225), Kardiyovascüler Sistem Cerrahisi (%60-%120), Sinir Sistemi Cerrahisi( %75) Meme Cerrahisi (%100), Sindirim Sistemi Cerrahisi (%14-%25), Kemik ve Eklem hastalıkları Cerrahisi (%14-%25), Üriner Sistem Cerrahisi (%14-%25) olmak üzere birçok cerrahi uygulamanın SUT fiyatları %14 – %225 oranında artırılmıştır.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında en sık yapılan (frekansı fazla olan) ve özellikle ayaktan işlemlerden; genel uygulamalar-girişimler, küçük cerrahi işlemler, Anestezi ve Reanimasyon Tanı/Tedavi ve Yoğun Bakım amaçlı uygulamalar, Algoloji – Ağrı tedavi uygulamaları, Psikiyatrik Çalışmalar, Solunum Sistemi Çalışmaları, Laboratuvarda Yapılan Uyku Araştırmalarında SUT fiyatları %25,

Nükleer Tıp Görüntüleme ve Tedavi, Radyolojik Görüntüleme ve Tedavi, Laboratuvar İşlemleri, Meslek Hastalıkları Laboratuvar Tetkikleri, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Referans Laboratuvarı (Refik Saydam Hıfzıssıhha ) işlemlerinde SUT fiyatları % 5 oranında azaltılmıştır.

Özellikli cerrahi işlemlerin SUT fiyatları artırılmış, en sık yapılan işlemlerin SUT fiyatları ise azaltılmıştır. En sık yapılan tıbbi işlemlerin fiyatlarından yapılan kesinti özellikli cerrahi işlemlerin fiyatlarına aktarmıştır.

Kanser cerrahisinden ilave ücret alınmaması ve SGK’nın ödeyeceği SUT bedelinin %225 artırılması olumlu bir gelişmedir.Ancak algoloji, anestezi, nükler tıp, radyolojik görüntüleme, biyopsi, laboratuvar işlemleri ile psikiyatri ve solunum sistemi çalışmalarının bedellerinin azaltılması olumsuz bir gelişmedir.

SGK’nın genel sağlık sigortası (GSS) prim gelirleri ve katkı/katılım payı girdileri, genel sağlık sigortası kapsamında sağlanan sağlık hizmetlerinin bedelini karşılamak için yeterli ve hatta fazla vermekte iken; neden frekansı fazla olan birçok işlemin bedeli azaltılmıştır?

İşverenlerin sigorta prim borçlarını öde(ye)medikleri, korunup kollandıkları bu koşullarda işverenlerden alacaklarını alamayan, prim borçlarını toplayamayan veya bu gayreti göstermeyen Sosyal Güvenlik Kurumu birçok tıbbi işlemin SUT fiyatlarını düşürerek mi tasarruf yapacaktır?

EK – 2/C Tanıya Dayalı Hizmet Başı İşlem Puan Listesinden bazılarının SUT fiyatı artış oranları

yurttaslar-ozel-hastanelere-karsi-korunmasiz-halde-492351-1.

EK – 2/B Hizmet Başı İşlem Puan Listesinde bazılarının SUT fiyatı azalış oranları

yurttaslar-ozel-hastanelere-karsi-korunmasiz-halde-492352-1.

Sağlıkta performans uygulamaları nasıl işliyor?

Performans Uygulaması, Sağlık Bakanlığı hastaneleri ile kamu üniversite hastanelerinde hekimlerin daha çok tıbbi işlem yaparak elde ettikleri puan karşılığında döner sermayeden yapılacak ek ödemeye bağlı gelirlerini arttırmaları esasına dayanmaktadır. Performans sistemi ile puan arttırıcı olan ancak gerekli olmayabilecek işlemlere yönelmeyi teşvik eden, nitelikten ziyade niceliği önceleyen bir sağlık hizmeti sunumu öne çıkmaktadır.

Kamu sağlık işletmeleri, gelirlerini artırmak, giderlerini azaltmak için daha çok hasta muayene etmeyi, daha fazla ameliyat ve girişimsel işlem yapmayı adeta zorunluluk haline getirmişlerdir. Hekimler, tanı / tedavi sürecinde bilimsel uygulamalarını hekimlik mesleki ilkelerine göre değil, ‘performans’ ilkelerine göre yapmaya yönlendirilmektedir.

Genel olarak şu söylenebilir ki; özellikle kamu kurumlarında çalışanların ücretlerini esas olarak döner sermaye gelirleri ile ilişkilendirmek, hem çalışanlar arasında eşitsizliğe hem de ücret güvencesizliğine yol açan bir durumdur. Performansa göre ödeme sisteminin sağlık hizmetinin niteliğinde beklenen artışı sağlamadığı bunca geçen zaman içinde anlaşılmıştır.

Bu kapsamlı SUT değişiklikleri ve buna bağlı “performans uygulamalar” ile önümüzdeki dönem kamuda ve özel sağlık alanında sağlık hizmet sunumunun ağırlıklı olarak nereye evrileceğinin ipuçlarını görmek mümkün mü?

SUT değişikliği incelendiğinde ve sağlık otoritesi tarafından yapılan açıklamalara bakıldığında kamu sağlık kurum ve kuruluşlarınca sunulan sağlık hizmetinde önceliğin “performans uygulamaları” ile SUT ücretleri yüksek olan özellikli cerrahi işlemlere verileceği görülmektedir.

Kanser cerrahisinde ilave ücretin kaldırılması ve kanser cerrahisi (%225), baş boyun cerrahisi (%175-%225), kardiyovascüler sistem cerrahisi (%60-%120), sinir sistemi cerrahisi( %75) meme cerrahisi (%100) işlemlerinin SUT fiyatlarının artırılması ile yıllardır özele yönlendirilen riskli ve zor hastalıkları (kanser, kalp damar cerrahisi, beyin cerrahisi, omurga yaralısı vb.) olan yurttaşların tekrar kamu sağlık işletmelerine yönlendirilmesi hedeflenmekte ve böylece de borç kıskacında olan başta kamu üniversite hastanelerini olmak üzere kamu sağlık işletmelerinin döner sermaye bütçelerine katkı yapılması amaçlanmaktadır.

Kamu sağlık işletmeleri döner sermaye ile döndürülmeye çalışılır mı?

Sağlık Bakanlığı 2017 Bütçesine bakıldığında; Merkezi Yönetim Bütçesi; 32.302 milyon TL,

Döner Sermaye Bütçesi; 31.741 milyon TL dir.

Personel ödemelerinin 17.114 milyon TL’si merkezi bütçeden, 14.713 milyon TL’si ise döner sermaye bütçesinden, mal ve hizmet alımının 9.305 milyon TL’si merkezi bütçeden, 16.878 milyon TL’si döner sermaye bütçesinden karşılanmaktadır.

Bu rakamlardan da anlaşılmaktadır ki Sağlık Bakanlığına bağlı kamu sağlık işletmeleri Genel Bütçeden gelen katkı ile değil, döner sermaye gelirleri ile ayakta durmaya ve kendi yağı ile kavrulmaya çalışmaktadırlar.

Döner sermaye ile döndürülmeye çalışılan kamu hastaneleri ile üniversite hastaneleri için 2016 Sayıştay Raporunda “esasen ortada döndürülen bir sermaye olmadığı, mali gücünün yetersizliği, çok ciddi bir borç yükü altında olduğu ve kısa vadeli borçlarını karşılayamaz durumda olduğu’’ tespiti yapılmıştır.

Son olarak söylemek istedikleriniz ve hekimler ne istemektedirler?

Sağlık hizmeti, niteliği gereği kâr veya ‘verimlilik’ beklentisi ile kurgulanamaz. Sağlık hizmetlerinin etkin sunumu, toplumsal gelişmenin en temel öğelerinden birisini oluşturur. Hizmet sunumunda etkinliğin sağlanmasında öncelik sağlık hizmetlerinin önce niteliğini ve daha sonra niceliğini arttırmaktır. Bu bağlamda devletin kamusal niteliği olan bu hizmetleri desteklemesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hekimler; görevlerini performans, ciro ve SUT baskısı altında kalmadan ve gelecek kaygısı duymadan yapmak istemektedirler. Tıbbi hizmetleri değersizleştiren, hastaları “puan ve ilave ücrete dönüştüren ücretlendirme modeli yerine iş ve ücret güvencesi olan, insanca yaşamaya ve mesleki gelişimi sürdürmeye yetecek, emekliliğe yansıyacak ücretlendirme sistemi talep etmektedirler.

6 YORUMLAR

  1. I just want to tell you that I am just newbie to blogging and site-building and really enjoyed your website. Almost certainly I’m going to bookmark your blog post . You really come with really good well written articles. Thanks a lot for sharing with us your web-site.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here